Brezilya’da işkence özrüne karşı bildiri*

*Tradução de “Manifesto contra a Apologia à Tortura no Brasil para o turco, por Binnaz Binici.

1964 yılında Brezilya’da ciddi bir askerî darbe gerçekleşmişti. Askeri darbe; sağcılar ve ana akım medya bilhassa Marinho ailesine ait olan Globo Television tarafından desteklenmişti.

Yirmi bir sene süren askerî darbe Brezilya halkının kolektif bilincinde derin izler bırakmıştı. Brezilya tarihinin o karanlık döneminde işkence kurumlaşmış ve hem polis hem general tarafından tereddütsüzce uygulanmıştı. Rejime ve ona bağlı olan sisteme karşı gelen siyasal eylemcilerin suikastları yaygınlaşmıştı. Bu tür vahşet polis istasyonlarında, barakalarda ve hanelerde gerçekleşmişti. Gittikçe kamuya yayılan bu etkili ölüm makinesi bebek ve çocukları da es geçmemişti.

Kayıp yakınlarının durumu hakkında her bir aile resmi bir bilgi almadığı sürece -ki hepsinin ne yazık ki ölü olduğunu biliyor olsak da- ülkenin yeniden demokratikleşmesi hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Hükümet ve yardımcılarını koruyan af yasası kaldırılmadığı müddetçe demokrasi kurulamaz. Uluslararası insan hakları kuruluşları da bu abes dokunulmazlıklara karşı olduklarını ifade ettiler.

Askeri diktatörlükte kullanılan vahşi yöntemlerin neticesi polislerin şiddetli tavırlarında, özellikle fakir ve siyahi nüfusa yönelik durumlarda görülmektedir.

Rejimin en zalim işkenceci albaylarından Carlos Alberto Brilhante Ustra, DOI-CODI’yi (Bilgi İşlemleri-İç Savunma Operasyon Merkezi’ni) 1970 ile 1974 arasında yönetmişti. Bu süre içinde yaklaşık iki bin tutuklu DOI-CODI’in Sao Paulo’daki garnizonu sayesinde kaçabilmişti. Onların arasında devlet başkanı Dilma Rousseff de vardı.

17 nisan 2016 pazar günü; homofobik, kadın düşmanı ve aşırı muhafazakar tavırlarıyla bilinen radikal sağ partisi PSC (Hristiyan Sosyal Partisi) milletvekili Jair Messias Bolsonaro, Ustra’nın hatırasını onurlandırarak Dilma Rousseff’in azil davası için oyunu açıkladı. Onun sözleri: “Albay Carlos Alberto Brilhante Ustra’nın, iğrenç Dilma Rousseff’in ve Caxias Ordusu’nun hatırasına (muhafazakar kesim içerisindeki silahlı kuvvetlerinin patronuna, Caxias Düküne bir referans)”.

Biz, bu gösteriyi, Dilma Rousseff’in bizatihi kendisine ve yasal bir şekilde devlet başkanı pozisyonuna seçilen şahsiyetine saldırı olarak değerlendiriyoruz. Dilma herhangi bir suç işlemediği halde görevden azledilme ve hakkında soruşturma başlatılma kararıyla karşı karşıyadır.

Bu gösteri ilk başta, demokratik hukuk devletimizin vazgeçilmezi olan bireysel ve kolektif anayasal güvencelerine, ayrıca insan hakları evrensel bildirisine ve Brezilya diktatörlüğünden geride kalan mağdurların yakınlarının hatırasına bir saldırıdır.

Biz, Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen işkence özür kararını alenen ve şiddetle kınıyoruz.

Brezilya’nın demokrasisine zarar vermek amacıyla düzenlenmiş olduğu açık ve aşikardır.

 

 

Anúncios